3 - 12 Haziran 2027

Çin’in üç önemli şehrini buluşturan bu rotada Pekin’in imparatorluk yapılarını ve Çin Seddi’ni, Xi’an’ın İpek Yolu mirasını ve Terracotta Savaşçıları’nı, Şanghay’ın tarihi ve çağdaş yüzünü keşfediyor; Zhujiajiao su kasabası deneyimiyle yolculuğumuzu tamamlıyoruz.
İstanbul Havalimanı’nda buluşuyor, Türk Hava Yolları’nın TK88 seferiyle saat 01:40’ta Pekin’e hareket ediyoruz. Yerel saatle 15:35’te Pekin Capital Havalimanı’na varışımızın ardından otelimize transfer oluyoruz. Landmark Travel rehberimizle buluşuyor ve akşam yerel bir restoranda birlikte yemek yiyoruz. Öğünler: Akşam yemeği
Pekin’in zengin imparatorluk mirasını keşfetmeye, yüzyıllar boyunca hüküm sürmüş hanedanlardan kalan izlerle dünyanın en büyük kamusal alanı Tiananmen Meydanı’nda karşılaşarak başlıyoruz. İmparatorların izinden ilerleyip güney kapısından geçerek UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Yasak Şehir’e giriyoruz. Altı yüzyılı aşkın süre boyunca imparatorlara ve ailelerine ev sahipliği yapan bu saray kompleksinin kadim ritüellerine, geleneklerine ve tarihine öğle yemeğinden önce yakından tanıklık ediyoruz. Ardından, Ming ve Qing hanedanlarının imparatorlarının bereketli hasatlar ve ilahi rehberlik dilemek için ziyaret ettiği, UNESCO listesindeki huzurlu Cennet Tapınağı’na devam ediyoruz. Akşam, Bölgesel Akşam Yemeğimizde nefis Pekin ördeğinin tuzlu ve tatlı lezzetleri başrolde olacak. Öğünler: Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği
Şehri geride bırakarak Juyongguan’daki simgesel Çin Seddi’ne doğru yola çıkıyoruz. Surların üzerinde durup, bu duvarların akıncı göçebe topluluklara karşı başarıyla savunduğu Çin kırsalına bakıyoruz. İnsan eliyle yapılan bu tahkimatların MÖ 5. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar nasıl inşa edilip yeniden yapıldığını düşünürken, Çin Seddi’nin binlerce kilometre boyunca uzanan kıvrımlarını seyrediyoruz. Ardından Ming Hanedanı’na ait 13 imparatorun mezarlarını ve kalıntılarını koruyan heybetli taş heykellerin yanından geçerek Kutsal Yol’da yürüyoruz. Öğünler: Kahvaltı, öğle yemeği
Güne sakin bir başlangıç yapıyor ve avlulu Hutong evlerinin bulunduğu eski, dar sokaklarda rikşa turuna çıkıyoruz. Yerel kültürle bağ kurmak üzere bir aileye konuk oluyor, geleneksel Çin mutfağından oluşan lezzetli “Be My Guest” öğle yemeğini birlikte yiyoruz. Ardından bir çay evinde hazırlanan çayı tadarken, çay hazırlama ritüelinin tarihini dinliyoruz. Öğleden sonra Ayak Refleksoloji Merkezi’nde rahatlatıcı bir ayak masajının keyfini çıkarıyoruz. Akşam “Legend of Kung Fu” gösterisinde geleneksel dövüş sanatlarını, akrobasiyi, Kung Fu dansını ve modern tiyatroyu bir arada izliyoruz. Büyük bir Kung Fu ustası olmayı hayal eden bir çocuğun korkularıyla yüzleşmesini ve hayaline ulaşmak için verdiği mücadeleyi anlatan bu sahne gösterisi, yalnızca tekme ve akrobatik hareketlerden ibaret olmayan etkileyici bir büyüme hikâyesi sunuyor. Öğünler: Kahvaltı, öğle yemeği
Uçakla, antik İpek Yolu’nun hareket noktası olarak üstlendiği tarihsel rolü gözler önüne seren Xi’an’a gidiyoruz. Çin’in en eski, en büyük ve en iyi korunmuş camilerinden biri olan Büyük Xi’an Camii’ni ziyaret ediyoruz. Tarihi kayıtlara göre 742 yılında Tang Hanedanı döneminde inşa edilen bu yapı, İslam sanatı ile geleneksel Çin mimarisini bir araya getiriyor. Akşam satış fiyatına dahil programımızda, görkemli bir Tang İmparatorluk Ziyafeti’nin ardından yüzyıllardır bölge kültürünü süsleyen kadim müzik ve dans gösterisini izliyoruz. Beş bölümden oluşan gösteri; canlı kostümleri, renkli dansları ve geleneksel müziğiyle Tang dönemini sahneye taşıyor. MS 618-907 yılları arasında Tang imparatorlarının yönetimindeki Çin’in dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkelerinden biri hâline geldiği; ekonomi, siyaset ve askerî gücün benzeri görülmemiş bir düzeye ulaşarak komşu ülkelerin kültürlerini etkilediği bu gelişim ve barış dönemine uzanıyoruz. Dönemin seçkin imparatorluk ziyafetleri, müzik ve dans eşliğinde canlanırken Tang Hanedanı’nın zarif konukseverliğini ve gösterilerini deneyimliyoruz. Öğünler: Kahvaltı, akşam yemeği
Güne, Çin’in sanatsal mirasını keşfedeceğimiz bir galeri ziyaretiyle başlıyoruz. Han Hanedanı’na kadar uzanan geleneksel kaligrafi sanatını tanıdığımız kültür deneyiminde, fırça ve mürekkep kullanarak Çin yazısını kendi ellerimizle deniyoruz. Ardından Lös Platosu’nda, doğal yalıtım sağlayan ve depreme dayanıklı topraktan inşa edilmiş kadim mağara evlerine giriyoruz. Bu deneyimde yerel ailelerin kültürel miraslarını korurken modern yaşama nasıl uyum sağladıklarına yakından tanıklık ediyoruz. Daha sonra, iki bin yılı aşkın süredir Çin’in ilk imparatorunu koruyan sessiz ordu UNESCO listesindeki Terracotta Savaşçıları’nın karşısında tarihin canlandığını hissediyoruz. Öğünler: Kahvaltı, öğle yemeği
Sabah iki farklı etkinlikten birini seçiyoruz: Tai Chi’nin zarif hareketlerini uyguluyor ya da Xi’an’ın antik şehir surlarının bir bölümünde bisiklet turuna katılıyoruz. Daha sonra yerel bir restoranda Çin mantısının yapım sanatını izliyor; haşlanmış, buharda pişirilmiş ve kızartılmış çeşitlerin sulu ve zengin lezzetlerini öğle yemeğinde tatma fırsatı buluyoruz. Bu lezzetler bizi Çin’in kadim geçmişine götürürken, yemeğin ardından Şanghay uçuşumuz için havalimanına transfer oluyoruz. Şehre varışımızda 88 katlı Jin Mao Kulesi’ne çıkarak, dünyanın en kalabalık şehirlerinden birinin üzerinde yükselen gökdelenlerin panoramik manzarasını seyrediyoruz. Öğünler: Kahvaltı, öğle yemeği
Landmark Travel rehberimizle Şanghay’ın ünlü Bund bölgesinde yürüyüşe çıkıyor, 1900’lerin başından bu yana kentin meşhur sahil şeridini süsleyen neoklasik kolonyal yapıları hayranlıkla izliyoruz. Bir zamanlar bataklık olan bu alanın dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden birine nasıl dönüştüğünü öğreniyoruz. Ardından, geleneklerin ve yaşam biçiminin büyük ölçüde değişmeden kaldığı Eski Şanghay’ın kıvrımlı sokaklarına ve canlı pazarlarına devam ediyoruz. Eski Şehir’de kişisel harcamalarımız ve alışveriş için serbest zamanın ardından bir ipek müzesini ziyaret ederek Çin kültürünü daha yakından tanıyoruz. Akşam Şanghay Akrobasi Topluluğu’nun etkileyici gösterisini izliyoruz. Öğünler: Kahvaltı
“Doğu’nun Paris’i” Şanghay’dan ayrılarak Zhujiajiao deneyimimize başlıyoruz. 1.700 yılı aşkın süre önce kurulan bu kadim su kasabası, en parlak döneminde canlı bir pazar merkeziydi. Pirinç dükkânları, bankalar, baharatçılar ve Qing Hanedanı döneminden kalma bir postane gibi tarihi yapıları, antik sokaklarda yürürken ve kanalları kesen taş köprülerden geçerken görüyoruz. Şanghay’ın dört antik kasabasının en değerlilerinden Zhujiajiao’da eski avlulu geleneksel evlerin, pirinç ve baharat dükkânlarının yanından geçiyoruz. Kürekli bir tekneye binerek kasabanın birbirinden farklı 36 köprüsünün altından süzülüyoruz. Öğle yemeğinde yeşil soya fasulyesi, lotus kökü, ev yapımı şekerlemeler ve ağır ateşte pişirilmiş domuz budu gibi bölgenin tanınmış lezzetlerini tatma fırsatı buluyoruz. Öğleden sonra Şanghay’a dönüyor; şehri keşfetmek veya dinlenmek için serbest zamanımızın ardından seyahat arkadaşlarımızla akşam yemeğinde buluşuyoruz. Öğünler: Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği
Çin’deki büyüleyici yolculuğumuz sona ererken, otelde alacağımız kahvaltının ardından serbest zamanımız olacak. Akşam Şanghay Pudong Uluslararası Havalimanı Terminal 2’ye transfer oluyoruz. Türk Hava Yolları’nın TK27 seferiyle saat 22:25’te İstanbul’a hareket ediyor, 13 Haziran Pazar günü saat 05:25’te İstanbul Havalimanı’na varıyoruz. Öğünler: Kahvaltı













